top of page

Kapüşonun Ötesi: Sadece Bir Sonraki Adımı Görmenin Özgürlüğü



Hayat, bazen görüş mesafesinin bir metrenin altına düştüğü sisli bir orman yolu gibidir. Çoğumuz, henüz varmadığımız tepelerin ardını, daha yaşamadığımız yılların hesabını bugünden görmeye çalışırız. Tıpkı yağmurlu bir günde, kapüşonumuzun uçlarını ellerimizle çekiştirip, boynumuzu zorlayarak ileriyi görmeye çalışmak gibi...

Geçenlerde yaptığım bir yürüyüşte, bu “ileriyi görme” çabasının aslında ruhumuzu nasıl bir ızdıraba mahkum ettiğini fark ettim. Hava ıslaktı, kapüşonum sadece bir iki adım önümü görmeme izin veriyordu. Ben ise, ileriyi görme arzusuyla boynumu kaldırıyor, ellerimle görüş açımı genişletmeye çalışıyordum. O an fark ettim: Bu bir dirençti ve direnç olan her yerde acı vardı.


Lao Tzu’nun İzinde: Su Gibi Akmak

Kadim bilge Lao Tzu der ki: “Eğer huzursuzsanız, gelecekte yaşıyorsunuz demektir.” İleriyi görme çabası, aslında hayata güvenmemenin bir tezahürüdür. Boynumu zorlayarak ileriyi görmeye çalışırken aslında o anki adımıma ihanet ediyordum. Zihnimiz, kontrolü “güvenlik” sanır; oysa kontrol, akışın önündeki en büyük engeldir.

O an ellerimi indirdim. Kapüşonumun görüş alanımı kısıtlamasına yani hayatın bana sadece “yeteri kadarını” sunmasına izin verdim. Boynum rahatladı, bedenimdeki gerginlik çözüldü. Sadece bir sonraki adımı görmenin, Dharma öğretisindeki “An’ın gerçekliği” ile buluşmanın o tarifsiz özgürlüğünü hissettim.


Dharma: Ayakların Sesini Duymak

Budist öğretilerinde (Dharma), zihnin bir “maymun gibi” daldan dala atladığı söylenir. Geleceğin belirsizliğiyle boğuşurken ayaklarımızın bastığı toprağı unuturuz. Ben de o gün, kontrolü bırakmanın verdiği sarhoşlukla bir an yürüdüğümü unuttum, o özgürlük hissinin içinde kayboldum. İşte o an, tekrar “ayaklarıma geri döndüm”.

Fark ettim ki; yolu bir iki adım geçmek, bazen hedefi ıskalamak bir felaket değil, sadece yolun bir parçasıdır. Geri dönmek, tekrar yola girmek her zaman mümkündür. Önemli olan, yolun sonundaki o hayali “ev” değil, şu anki adımın dengesidir.


Kontrolü Bırakmanın Hafifliği

Hepimizin hayatında tadilatı bitmeyen evler, bizi başarısız hissettiren geçmişin sesleri ve sevdiklerimiz için taşıdığımız ağır yükler var. Ama unutmayın: Gelecek, henüz doğmamış bir hayaldir. Geçmiş ise çoktan ölmüş bir anı. Elimizde olan tek gerçeklik, kapüşonumuzun altından görünen o küçük, ıslak kaldırım taşıdır.

O taşı güvenle basarak geçmek, hayatın tüm büyük sorunlarını çözmenin ilk ve tek adımıdır.


Günlük Hayat İçin Mini Farkındalık Pratikleri

Eğer siz de kendinizi “ileriyi görme” sancısı içinde buluyorsanız şu küçük adımları deneyebilirsiniz:

  1. “Kapüşon Kontrolü” Yapın: Gün içinde ne zaman omuzlarınızın veya boynunuzun gerildiğini hissederseniz durun. “Şu an, sadece önümdeki 5 dakikayı görmem yeterli mi?” diye sorun. Cevap her zaman “evet”tir.

  2. Ayak Tabanı Meditasyonu: Zihniniz geleceğe dair bir kaygıyla (para, ilişkiler, iş) uçup gittiğinde dikkatinizi hemen ayak tabanlarınıza getirin. Ayakkabınızın içindeki hissi, yerle olan teması fark edin. Ayaklar “şimdi”dedir.

  3. Hata Payına Kabul Verin: Gün içinde yaptığınız yanlış yöne sapmak, bir iki adım fazla yürümek gibi küçük yanlışlara gülümseyin. Kendinize şunu hatırlatın: Yolu geçebilirim, her zaman geri dönüp doğru rotaya girecek gücüm var.

  4. “Yeteri Kadar” Nefesi: Burnunuzdan derin bir nefes alın ve verirken şu cümleyi fısıldayın: Sadece şu an, sadece bu adım.

Lao Tzu'nun dediği gibi “Bin millik bir yolculuk, tek bir adımla başlar.”

Ve o adım, her zaman tam şu anda, ayağınızın altındadır.

 

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page