Acelecilik Zihinsel Şiddettir!
- Özlem Çetinkaya

- 11 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Aceleci her hareketin şiddet olduğunu bilseydin hayatında telaşa yer verir miydin yine de?
Bu soru, günlük yaşamın karmaşası içinde sıkça gözden kaçırdığımız derin bir gerçeği fısıldıyor. Şiddet denince aklımıza yalnızca fiziksel saldırganlık gelse de Budist Dharma'nın bize öğrettiği Ahimsa (şiddetsizlik) ilkesi çok daha geniş bir alanı kapsar. Ahimsa, sadece başkalarına zarar vermemek değil, aynı zamanda kendimize ve tüm varlıklara karşı da nazik olmayı içerir. Ve işte bu noktada, o görünüşte masum telaş ve acelecilik, gizli bir şiddet eylemi olarak karşımıza çıkar.
Acele: Zihinsel Şiddetin Sessiz Biçimi
Acelecilik, zihnin şimdiki anda olmaya direnmesinin, anı yaşamayı reddetmesinin bir sonucudur. “Daha hızlı olmalıyım”, “Yetişmeliyim”, “Bitirmeliyim" gibi düşüncelerle dolup taşan zihin, bir sonraki anı, bir sonraki hedefi dayatır. Bu durum, mevcut ana karşı gösterilen bir saygısızlık, onu “yeterince iyi” görmeme ve dolayısıyla bir tür zihinsel baskı, bir şiddettir.
Kendine Şiddet: Acele ettiğimizde, bedenimizin ve zihnimizin doğal ritmini zorlarız. Stres, gerginlik, tükenmişlik… Çoğumuza tanıdık gelen bu deneyimler, kendimize uyguladığımız sürekli ve ince şiddetin sonuçlarıdır.
Başkalarına Şiddet: Telaşlıyken sabırsızlaşırız. Bekleyen birine gösterdiğimiz tahammülsüzlük, kestiğimiz birinin hakkına girmek, hatta bir an önce gitmek için kornaya basmak... Bu davranışların hepsi, küçük dozlarda olsa bile etrafımızdaki yaşama ve insanlara karşı gösterdiğimiz saygısızlıktır. Agresif bir enerji yaymamıza neden olurlar.
Ahimsa, bu aceleci dürtüye karşı bir panzehirdir. O, yavaşlamayı, mevcut anı tüm çıplaklığıyla kabul etmeyi ve eylemlerimizi farkındalıkla gerçekleştirmeyi gerektirir. Yavaşlık, eylemsizlik değil, aksine daha derin, daha etkili ve merhametli bir eylemin temelidir.
Brahma Vihara: Şiddetsizliğin Dört Sütunu
Budizm'de şiddetsiz bir yaşam sürmenin ve zihni evrensel dostluğa yönlendirmenin yolu, Dört Yüce Mesken ya da Dört Sınırsız Durum olarak bilinen Brahma Vihara ilkelerinden geçer.
Bu dört nitelik, zihnimizi olumlu ve yapıcı bir alana taşır ve acelecilikten doğan şiddeti kökten çözer:
Metta (Sevgi/Dostluk): Tüm varlıklara karşı koşulsuz iyi niyet ve dostça sevgi anlamına gelir. Bu sevgi, telaşla başkasının önüne geçme, onu yok sayma ya da ona sinirlenme dürtüsünü ortadan kaldırır. Acele yerine sabrı, baskı yerine anlayışı koyar.
Karuna (Şefkat): Başkalarının acı çekmesini görmeye dayanamama ve bu acıyı dindirme arzusudur. Kendi içimizdeki telaşın yarattığı acıya bile şefkatle yaklaşmak, bu telaşı bırakıp kendimize nazik olmayı öğretir.
Mudita (Ortak Neşe): Başkalarının başarısından ve mutluluğundan içtenlikle sevinç duyma halidir. Başkalarının yolunu kesmeye çalışmak yerine, onların ilerlemesinden mutlu olmayı sağlar. Kıyaslama ve rekabetin getirdiği gerilimi (ki bu da gizli şiddettir) çözer.
Upekkha (Tarafsızlık/Denge): Koşulların değişimine rağmen zihinsel dengeyi koruma hali, olaylara tepki göstermek yerine, durumu olduğu gibi görme ve kabullenme yeteneğidir. Telaş, genellikle kontrolü kaybetme korkusundan doğar. Upekkha ise bize, her şeyi kontrol edemeyeceğimizi kabul ederek huzur bulmayı öğretir.
Brahma Vihara'ları uygulamak, zihni aceleciliğin ve dolayısıyla şiddetin dar çerçevesinden çıkarıp, sınırsız bir merhamet ve denge alanına taşır.
Sonuç olarak eğer aceleci her hareketin, bir tür zihinsel ya da duygusal şiddet olduğunu içtenlikle kavrayabilseydik, belki de yavaşlamayı seçerdik. Belki de bir sonraki adımımızı atmadan önce nefes alır ve kendimize şunu sorardık: Bu telaş, şu anın güzelliğine ve etrafımdaki yaşama karşı gösterdiğim hangi saygısızlığın ifadesidir?
Şiddetsizlik (Ahimsa), sadece bir eylem kuralı değil, bir varoluş biçimidir. O, zihni Brahma Vihara'ların ışığıyla aydınlatmak, sükuneti merkeze almak ve her eylemimizi farkındalıkla, sevgiyle ve dengeyle gerçekleştirmektir.
Şimdi durun… Bir an için aceleyi bırakın… Ve o ince, telaşlı enerjinin yerini, derin bir nefesle gelen sükûnetin aldığını hissedin... Orası, şiddetsizliğin başladığı yerdir. Orası, gerçek özgürlüğün alanıdır.






Yorumlar