Yalnızlık günümüzün en önemli problemlerinden. Hastalığı kolaylaştırıp yaşlılığın zor ve zahmetli geçmesine zemin hazırladığı yeni bir bilgi olmasa da İngiltere’de yapılan yeni bir araştırma konuyu yeniden gündeme getirdi. O araştırmanın sonuçlarına bakılırsa, yalnızlık en az sigara kadar mühim bir sağlık zararlısı.

Ömrü kısaltıyor.

Yaşlılığın kalitesini düşürüyor.

Yaşlılık sorunlarını artırıp hayata daha erken veda etmek zorunda bırakabiliyor.

“Yalnız”ların depresyona, Alzheimer hastalığı ve demansa, kalp krizleri ve inmelere yakalanma riskleri de daha fazla.

Bu gibi olumsuz gelişmeler dikkate alınarak İngiltere’de yeni bir bakanlık kurulmasına karar verildi. Tecrübeli bir uzman “yalnızlıktan sorumlu devlet bakanı” olarak kabinede yer alacak. Peki, sorunu sadece bakan atamayla çözmek mümkün mü?  Tabii ki değil. Sizin de yapmanız gerekenler var. İşte onların ilk beşi:

GEÇMİŞE TAKILIP KALMAYIN

Geçmişin “pişmanlıklar, lüzumsuz yere sürdürülen takışmalar ve kavgalarla” dolu olduğunu unutmayın. Yalnızlıktan kurtulmak istiyorsanız geçmişe takılıp kalmayı bırakıp bugüne ve de önünüze bakın. Bir başka deyişle Mevlana Hazretleri’nin “Dün dünde kalmıştır cancağızım, bugün / şimdi yeni şeyler söylemek lazım” felsefesini hayatınızınn değişmezi yapın. Küstüklerinizle barışıp, kızdıklarınızla yeniden görüşüp anlaşarak biraz daha kalabalıklaşın.

HAYATA DAHA SIKI SARILIN

Yalnızlıktan kurtulmanın bir yolu da güven tazelemek ve hayata daha sıkı sarılıp geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin endişelerini unutmaktan geçiyor. Günü yaşamayı, anı değerlendirmeyi ve bu değerlendirmeleri mümkün olduğunca başkalarıyla birlikte denemeyi ihmal etmeyin. Eğlenceli bir olun. Eğlenceli insanlarla birlikte olun. Keyif alınan, keyif veren bir haline gelin. Kısacası yalnızlaşmak istemiyorsanız sevin, sevilin, övün, iltifat edin. Takdir duygunuza takla attırın! Daha çok ve sık “Harikasın!” diyerek dilinizdeki iltifat frenini de lütfen çıkarın.

AİLENİZE SAHİP ÇIKIN Özellikle yaşlılık yalnızlığını önlemede aile bağlarını güçlü tutup sürdürmek çok önemli. Eski geleneksel “çekirdek aileye sahip olma”yı sürdürebilmekse çoğumuzun atladığı mühim bir ayrıntı. Kalabalıklaşmak tabii ki iyi bir şey ama o kalabalıklar “kuru kalabalık”larsa her zaman işe yaramayabiliyor. İşte bu nedenle çoğalma yolculuğuna “önce aileye sahip çıkarak” başlamanız gerekiyor. Eğer daha iyi bir gelecek ve huzurlu yaşlılık düşünüyorsanız siz de eviniz ve ailenizdeki yaşlılarla daha çok ilgilenin, çocuklarınıza ve çevrenize örnek biri haline gelin.

SOSYALLEŞİN VE ÇOĞALIN

Kalabalıklaşmak, eş, dost ve sevenlerin sayısını artırmak, daha çok sosyalleşmeye çalışmak hayatı iyileştirmenin ve yalnızlaşmaktan korunmanın tabii ki en etkili yollarından biri. Kısacası ne kadar mükemmel olursa olsun, ne kadar harika özelliklerle donatılırsa donatılsın “tek kişilik masalar” bir süre sonra kesinlikle sıkıcı  ve bunaltıcı hale geliyor. İşte bu nedenle yeni dostlukla, yeni arkadaşlıklar edinmek, ilişkileri yoran, stres yükleyen, olumsuzluk duygularını artıran yakınlaşmaları mümkün olduğunca temizlemek gerekiyor.

MUTLULUK BASTONLARINDAN İSTİFADE EDİN

Yalnızlaşmaktan kurtulmanın mühim bir yolu da bir “mutluluk bastonu” bulmak, yani evcil bir hayvanı dost edinmek. Bir köpek, bir kedi, hatta bahçenizdeki bir kaplumbağa, pencerenizdeki bir güvercin bile sizin için harika bir mutluluk bastonu olabilir.

Dahası evcil hayvan besleyenlerin daha çok hareket ettikleri, daha az kilo aldıkları, daha güzel uyudukları, daha sakin ve huzurlu oldukları, kronik hastalıklara daha az yakalanıp daha güzel yaşadıkları da çok iyi biliniyor.

Kaynak: Prof. Dr. Osman Müftüoğlu / Yaşam Reçeteleri