KENDİNİZE ”AŞMIŞ” BİRİLERİNİ DENİZ FENERİ YAPMAK İSTİYORSANIZ KÖTÜ HABER: AŞMIŞ BİRİ DİYE BİR ŞEY YOK, ÇÜNKÜ HERKESİN İNSANCA ZAAFLARI VAR.

Bu cümleyi, hayatına giren herkesi önce idealize edip göklere çıkaran, daha sonra da en ufak bir hatasını gördüğünde yerden yere vuran bir danışanıma söylemiştim. Bu danışanımın idealize etme ihtiyacı kendini güvende hissetme ihtiyacından kaynaklanıyordu. Çünkü hayat şartları ne zaman zorlasa, süper kahraman gibi tutunup bel bağlayabileceği birilerine ihtiyaç duyuyordu. Oysa bu, yetişkin yanının değil, çocuk yanının ihtiyacıydı. Gerçekte hiçbir insan süper kahraman olmayacağından, ilişkilerinde hüsrana uğruyor ve bu şekilde duygusal olarak uçlarda yaşadığından hırpalanıyordu. Onunla, insanları zaaflarıyla birlikte kabul etmek üzerine çalıştık. Süper kahraman ihtiyacını kendi kendisine koşulsuz sevgi vererek gidermesiyle ilgili seanslar düzenledik. Bir süre sonra ilişkileri daha dengeli bir yola girdi. Hayran olduğu özelliklerinin yanı sıra çekilmez ve itici bulduğu özellikleri de olsa, partneriyle ilişki yürütme konusunda daha kararlı oldu.

*

Kimseye ihtiyacınız olmadan yaşamanız mümkün değildir. Ancak kimseye mecbur olmadan yaşayabilirsiniz.

*

Sağlıklı bağ kurmak, yeri gelince ”biz”, yeri gelince ”ben” diye düşünebilmektir. Bağlanmak ve bağımlı olmak arasındaki fark, ilkinde huzurlu, ikincisinde kaygılı olmanızdır.

*

Özgürlük ve sorumluluk su ve kahve gibidir. İkisinden biri olmadan işe yaramadıkları gibi, oranları doğru tuturulmazsa sonuç çok acı ya da tatsız olabilir.

Rızanız dışında sizin için fedakarlık yapanlara karşı suçluluk hissetmenize bir son vermenin yolu, o ”feda”yı vazgeçilir kılmaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

kaynak: Klinik Psikolog | Deniz Bolsoy Erdem | Terapi Defteri