Kimileri 20 yıldır giymediği giysileri saklar. Yeterince kalırsa bu giysilerin yeniden moda olacağını söylerler. Benim önerim şu; yirmi yıldır giymediyseniz bırakın gitsin. Bir yılda bütün mevsimlerin döngüsünü tamamladınız. Bütün bu zaman boyunca giyme gereği duymadıysanız söz konusu parça miadını dolurmuş demektir. Üzerinden iki üç yıl daha geçmişse gitme zamanı kesinlikle gelmiştir.

Böylesi giysilerin neden bir daha gerekmeyeceğini anlamak yardımcı olabilir size. Evimizin duvarlarını nasıl dekore ediyorsak enerji titreşimlerimizi yansıtacak giysilerimizin renklerini, dokusunu ve biçimini de öyle seçiyoruz. Sözgelimi, insanlar çeşitli renk dönemleri geçirir. Yıllar önce giysi dolabım mor renkteydi. Arada bir parça yeşil, mavi, turkuvaz da vardı. Beni Bali’de ziyarete gelen birisi, dışarıdaki çamaşır ipine asılı, güneşte kuruyan mor giysilerden evimi kolayca bulmuştu! O zamanlar kendi gücümü ve üretkenliğimi sürdürmesi gereken aurama yığınla mor enerji depoluyordum. Şimdi artık enerjisini özümsediğim bu rengi pek ender giyiyorum.

Çoğu insanın gardırobunda alıp bir kez giydiği, bir daha da sırtına geçirmediği şeyler vardır. Alışverişe çıkarsınız. Gözünüze bir şey takılır, diyelim portakal rengidir, üzerinde mor benekler vardır. Denersiniz, harika durur üzerinizde (size öyle gelir), alırsınız. O gün, duygusal açıdan hafifçe dengesiz olduğunuz bir zamana denk gelmiştir. Auranızın renkleri mor parçalı turuncuya ya da bu renkleri tamamlayacak başka bir bileşime döner. Böylece yeni giysi üzerinizde çok güzel görünür. Ama ertesi gün, duygusal yoğunluğunuz dağılıp auranız olağan renklerine döndüğünde aynı giysi artık gözünüze güzel görünmez (sizden başka kimseye de görünmemiştir zaten!). Döngünün sizi yine aynı noktaya getirmesini beklersiniz ama genellikle bir seferlik bir şeydir yaşadığınız ya da çok ender tekrarlanır. İşin sırrı, duygusal açıdan çalkantılı olduğunuzda alışverişe çıkmamaktır. Kendinizi rahatlatmak için yaptığınız alışveriş, dolabınızı bir daha asla giymeyeceğiniz şeylerle doldurmanın garantili yoludur.

Kimileri kilo verip yeniden giyme umuduyla üzerlerine dar gelen giysileri saklar durur. Umutları nadiren geçrek olur. Siz de onlardansanız bir iyilik yapın kendinize ve Denise Linn’in ilettiğimde pek çok kişinin olağanüstü sonuçlar elde ettiğini önerisine kulak verin. Bütün bu giysileri bir yana atıp gidin, kendinize olduğunuz halde çok yakışan ve çok iyi hissetmenizi ağlayan giysiler alın. Genellikle ne olur, tahmin edebiliyor musunuz? Kilo verirsiniz. Evet! Nedeni şişmanlamaya direncinizin ortadan kalkmasıdır. Bu şekilde, kendinizi kilo vermeyi beklemek yerine olduğunuz gibi sevmeye karar verirsiniz. Karşı çıktığını şey direnir. Karşı çıkmaya son verdiğinizde o da direnmeye son verecektir.