Kanadalı Finans blogger’ı Cait Flanders, çoğumuzun isteyip de yapamadığı bir şeyi başardı. Kendisine bir yıl alışveriş yasağı koydu ve bu çarpıcı deneyimi “The Years of Less” adlı kitapta anlattı. Gelin, ilham verici öyküsüne ortak olalım.

Hikaye bundan dört yıl önce başladı. O sırada 28 yaşında olan Kanadalı finans blogger’ı Cait Flanders, 30 bin dolarlık ihtiyaç kredisini iki yıl içinde ödemiş ve maddi olarak rahatlamıştı. Ne var ki, borcu olmamasına rağmen yine de elinde para kalmıyordu. Maaşının ancak yüzde 5 ila 10’unu biriktirebildiğini fark etti. Buna karşılık üniversite öğrencisi olan kız kardeşi eline geçen paranın yüzde 20’sini tasarrufa ayırıyordu.

Alınabilirler ve Yasaklılar Listesi

Flanders parasının nereye gittiğini anlamıyordu, üstelik harcadığı paraya karşılık gerçekleşen hiçbir hedefi de yoktu. “Burada bir yanlışlık var” dedi ve “Daha az parayla nasıl yaşayabilirim” diye kendine sormaya başladı. Bu sürecin sonunda, 29. yaş gününde radikal bir karar aldı. Önündeki bir yıl boyunca alışveriş yapmayacaktı. Elbette yeme-içme, temizlik ve ulaşım giderleri buna rahil değildi. Kendisine ‘alınabilir’ ve ‘asla alınamaz’ listeleri oluşturdu. Örneğin, yasağı uygulayacağı bir yıl içinde beş düğüne katılması gerekiyordu ve buna uygun kıyafeti yoktu. Beş düğüne ayrı ayrı kıyafet almak yerine hepsine uygun tek bir kıyafet alma hakkı verdi kendine. “Yapılabilir” listesinde, akşam yemeğine çıkmak vardı ama dışarıdan hazır kahve almak yoktu. “Ki bu en zoruydu” diyor Flanders.

‘Alınması yasak’ listesinde kıyafet ve hazır kahve dışında kitap, elektronik eşya ve mobilya da var. Flanders’ı kitap almamak da çok zorlamış. “Bana ilginç gelen bir kitabı, kargo ücreti de yoksa hemen online sipariş ediyordum. Bu şekilde tasarruf ettiğimi düşünüyordum ama aslında çok fazla para harcıyordum” diyor. Hemen her hafta bu alışverişi yaptığı için kütüphanesinde hiç okunmamış 55 kitap olduğunu belirtelim. Bu sırada elbette evine de el atmış ve eşyaların neredeyse yarısına veda etmiş. Flanders “Eviniz gayet organize olabilir, gözünüze hoş görünebilir ama eşyalarınızın kaçını gerçekten kullanıyorsunuz?” diye soruyor.

Alışverişi Terapi Olarak Mı Kullanıyorsunuz?

Genç kadının bu yasaklı dönem içinde fark ettiği bir başka şey de duygusal nedenlerde alışveriş yapması… Özellikle o yıl sevgilisinden ayrıldığı için derinden hissetmiş bunu. “Alışveriş terapisi denen şeyi, kendime uyguladığımdan haberim yoktu” diyor. Bu dönemde bir başka duygusal travma daha yaşamış: Anne ve babası boşanmış. Flanders bu duygusal iniş-çıkışlarla mücadele ederken, iyi hissetmek için neden hiçbir şey yapmadığını da sormaya başlamış kendine. “Neden bahçeyle uğraşmayı hiç bilmiyorum, neden örgü öğrenmeyi öğrenmedim” gibi basit sorular aslında bunlar. Neden her türlü zor durumla karşılaştığımızda kendimizi iyi hissetmek için tüketmeye yöneliyoruz?

Bunlarla mücadele etmek hiç kolay olmamış elbette. Flanders bu yüzden bir yıllık alışveriş yasağını blog sayfasında anlatmış, Instagram sayfasında da paylaşımlar yapmış. Sırf verdiği sözü başkalarıyla da paylaşıp, kendini bağlamak için. Bir yıllık yasağın sonunda ne olduğuna gelirsek… Flanders bu dönemde 13 bin dolar biriktirdi. Daha önce yılda ancak 2 bin dolar biriktirebiliyordu. Kazandığından çok daha az bir parayla yaşayabileceğini anlamış biri olarak kurumsal hayata veda etti; hayatını serbest yazar olarak sürdürmeye başladı. Bir zamanlar her başı sıkıştığında alkole sığınan biri olarak bu kötü alışkanlıklara ne kadar para harcadığını ve sağlığını bozduğunu anladı. Bu süreci anlattığı ‘The Year of Less’ kitabını yazdı. Bu yılın başında çıkan kitap büyük başarı elde etti.

 

kaynak: Sade | Yaşam Kültürü Dergisi